Hepimiz az ya da çok müzik dinleriz. Kimimizin gündelik yaşamının bir parçası, ayrılmaz bir bütünü. Kimimizin de yalnızca eğlenirken, işteyken arka planda ses olsun diye dinlediği bir şeydir müzik. Hepimiz anlamlı ya da anlamsız, derin ya da basit o sözleri dinler, o notalara mırıldanarak, ıslık çalarak eşlik ederiz. Hepimizin hayatına dokunur müzik. “Dokunan şey iz bırakır.” Yaşam felsefemiz, hayata bakış açımız, toplumun bize kazandırdığı ya da zorla kabul ettirdiği sosyal kimliğimiz, duygularımız, düşüncelerimiz dinlediğimiz müzik türünü belirler. Bazen agresifizdir; son ses rock ya da rap dinleriz. İsyanımıza eşlik eder, hayata haykırırız, kendimize haykırırız. Mutluyuzdur bazen, mutlu anlarımızı hatırlarız ya da, eskilerden kalan şarkıları seçeriz. Hareketli, cıvıl cıvıl şarkılar. Aşık oluruz. Sevgimize, acımıza göre seçilecek şarkı çoktur; insanoğlunun bilinmeyen tarihinden itibaren en büyük derdi namına bestelenmiş çok eser vardır. Toplumsal yönlendirmeler de en azından belirli ...