Kayıtlar

Temmuz, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sen

sükuneti ana yansımış bir bekleyişti ardından duyulan ilk kelimelerin sıcaklığı için ovuşturmaktan bile çekinmiştim düşüncelerimi şimdi o ses dalgaların, martıların arasından bir lütuf gibi yaz yağmuru gibi çetin bir kışın ardından..

Gidenler

ne dolunay kaldı ne gün batımı ne bir demet papatya ne yollarda otobüs camına çizilen hayaller ne de yırtık sayfalarda yazılmış bir kaç satır peki bize ne kaldı? bunca boşluk edindik yüreğimizde ferahladık mı peki? boşluklar büyüdükçe daralmaktan başka neye yaradı tek karanlığın göz kapaklarının ardı olduğunu görmekten başka..

Ada

bir ada düşün sana ait her ne varsa görebildiğin hepsinin yıkıldığını düşün orada bırakılmış bir eskisin sen.. bir oda düşün bildiğin, sevdiğin yıkılmış her ne varsa yenileri bitivermiş yoktan öze döndüğün dört duvardır işte o.. bir gidiş vardır özlemi özlediğin özleyeceğini bildiğin bir de o vardır; özlediğin işte yoktan vareden dediğim..